|
|
|
11 Mart 2010 Perşembe

Büyük Marka ve İyi Marka Arasındaki Farklar

Share/Save/Bookmark
Pazarlamarketing.com yazarı Yavuz Kirez, büyük ve iyi markalar arasındaki farkları yazdı.

Büyük marka ve iyi markanın ayrımını yapmak gerekir. Zira bazı markalar olanca büyüklüklerine, köklülüklerine rağmen bazen tüketicinin veya hizmet kullanıcının yanında olmayabiliyorlar. Gerek iş gerekse sıradan hayat tecrübelerimden derlediğim bu farklılıkları sizlerle paylaşmak isterim:

Büyük marka, hizmeti veya ürünü müşteriye ucuza sağlarken, güler yüzden, hizmet kalitesinden, ürün kalitesinden, satış sonrası destekten taviz vermediği sürece iyi marka olabilir.

Büyük marka, çok reklam yaparken, reklam giderlerinin acısını çalışanlarından çıkarmadığı sürece iyi bir marka olabilir.

Büyük marka, posta kutuları, çağrı merkezleri, mail adresleri aracılığıyla müşterilerinin görüş, eleştiri ve önerilerini alır. İyi marka alır, değerlendirir, öğrenir, gerekirse bu görüş ve öneriler doğrultusunda eylemlerde bulunur ve müşterisine dönüş gerçekleştirir.

Büyük markaların çağrı merkezlerini güler yüzlü, güzel ve beyaz dişli bayanlar sembolize eder. İyi markanın çağrı merkezinin asıl amacı müşterinin sorununu çözmektir. Ama sorunu çözerken de beyaz dişleri bizden esirgemeyebilir.

Büyük marka, müşterisini düşünerek üretim ve hizmet maliyetlerini düşürür bunu müşteriye uygulanan fiyatlara yansıtabilir. İyi marka, dünyayı da düşünerek enerjide tasarrufa gider, geri dönüşebilir hammaddeler, mamüller ve yarı mamüller kullanır, müşterilerini de dünyayı ve çevreyi korumak konusunda bilinçlendirir gerekirse etkili şekillerde uyarır.

Büyük marka, sermayesini, iş gücünü iyi yönetebilir. İyi marka kendini kurtarmakla yetinmez. Sosyal sorumluluk projelerine imza atar. Eğitim, çevre, sağlık gibi konularda tüm ülke veya dünya vatandaşlarını da bu sosyal sorumluluk projelerine davet ederek sosyal bilincin iyi yönde gelişmesini sağlar.

Büyük marka borsalarda kendisine büyük yerler edinebilir. İyi marka insanların akıllarında da yer edinir.

Benzer tespitleriniz varsa okumayı isterim. Fikirlerinize ihtiyacım var. Dünyanın da…

www.pazarlamarketing.com

09 Haziran 2009 15:44
Ahmet Altan
+
Taş ve ayna
İnsan bu ülkede yaşarken kaçınılmaz olarak “absürd” anlatım örneklerini hatırlamak zorunda kalıyor.
Emre Aköz
+
"Ne iş olsa yaparım devri çoktan bitti"
Ekonomiyle ilgili sorunlarımızın başında işsizlik geliyor. İşsizliğin çeşitli nedenleri var.
Mehmet Barlas
+
"Sivil faşizm" tehlikesi yayılıyor
Başbakan Erdoğan'ı sivil faşizme gitmekle suçlayanlar için, CHP Grup Başkan Vekili Kılıçdaroğlu'nun her ağzını açtığında Genel Başkanı Deniz Baykal ta...
Ahmet Altan
+
Yalanlar
Bu ülkede yaşayan herkesin bence her şeyden önce “kuşkuyu” öğrenmesi gerekiyor.
Birol Biçer
+
Liberal-Muhafazakâr ittifakının zayıf noktası
İki kesimin sivil topluma giden yolda verdikleri uzlaşma örneğinin en kırılgan noktalarından birini siyasi meseleler değil, eşcinselliğe yaklaşım oluş...
Defne Asal
+
Özür de kucaklaşma da bu topraklarda…
Gerçek masallardadır aslında, hikâyelerde bir de, tek tek insancıkların, tek tek birilerinin kulaktan kulağa anlatılagelen hikâyelerinde…
Onur Eyüboğlu
+
Kötü Kedi Şerafettin
Sıradaki kötümüz törkiş Garfield'ımız, mahallemizin sevimsiz kedisi, kötülük abidesi, serseri...
Süleyman Faruk Göncüoğlu
+
İstanbul Okumaları
Her okunan bir kitap, bir makale ve gazete haberinden yeni bir şey öğrenilir. Ve görülür ki, öğrenmenin hiç sonu yok. Her öğrenilenin ardından ne kada...
Teyfur Erdoğdu
+
Tarih Bilim midir? (VI)
Bu hafta da tarih ve beşeri bilimler ayrışması konusuna devam ediyoruz.
Metin Okutan
+
---
Yazarımız Metin Okutan, rahatsızlığı sebebiyle bu haftaki yazısını yazamamıştır. Liberalses
içerik