Büyük marka ve iyi markanın ayrımını yapmak gerekir. Zira bazı markalar olanca büyüklüklerine, köklülüklerine rağmen bazen tüketicinin veya hizmet kullanıcının yanında olmayabiliyorlar. Gerek iş gerekse sıradan hayat tecrübelerimden derlediğim bu farklılıkları sizlerle paylaşmak isterim:
Büyük marka, hizmeti veya ürünü müşteriye ucuza sağlarken, güler yüzden, hizmet kalitesinden, ürün kalitesinden, satış sonrası destekten taviz vermediği sürece iyi marka olabilir.
Büyük marka, çok reklam yaparken, reklam giderlerinin acısını çalışanlarından çıkarmadığı sürece iyi bir marka olabilir.
Büyük marka, posta kutuları, çağrı merkezleri, mail adresleri aracılığıyla müşterilerinin görüş, eleştiri ve önerilerini alır. İyi marka alır, değerlendirir, öğrenir, gerekirse bu görüş ve öneriler doğrultusunda eylemlerde bulunur ve müşterisine dönüş gerçekleştirir.
Büyük markaların çağrı merkezlerini güler yüzlü, güzel ve beyaz dişli bayanlar sembolize eder. İyi markanın çağrı merkezinin asıl amacı müşterinin sorununu çözmektir. Ama sorunu çözerken de beyaz dişleri bizden esirgemeyebilir.
Büyük marka, müşterisini düşünerek üretim ve hizmet maliyetlerini düşürür bunu müşteriye uygulanan fiyatlara yansıtabilir. İyi marka, dünyayı da düşünerek enerjide tasarrufa gider, geri dönüşebilir hammaddeler, mamüller ve yarı mamüller kullanır, müşterilerini de dünyayı ve çevreyi korumak konusunda bilinçlendirir gerekirse etkili şekillerde uyarır.
Büyük marka, sermayesini, iş gücünü iyi yönetebilir. İyi marka kendini kurtarmakla yetinmez. Sosyal sorumluluk projelerine imza atar. Eğitim, çevre, sağlık gibi konularda tüm ülke veya dünya vatandaşlarını da bu sosyal sorumluluk projelerine davet ederek sosyal bilincin iyi yönde gelişmesini sağlar.
Büyük marka borsalarda kendisine büyük yerler edinebilir. İyi marka insanların akıllarında da yer edinir.
Benzer tespitleriniz varsa okumayı isterim. Fikirlerinize ihtiyacım var. Dünyanın da…
www.pazarlamarketing.com