|
|
|
09 Şubat 2010 Salı

Büyük Marka ve İyi Marka Arasındaki Farklar

Share/Save/Bookmark
Pazarlamarketing.com yazarı Yavuz Kirez, büyük ve iyi markalar arasındaki farkları yazdı.

Büyük marka ve iyi markanın ayrımını yapmak gerekir. Zira bazı markalar olanca büyüklüklerine, köklülüklerine rağmen bazen tüketicinin veya hizmet kullanıcının yanında olmayabiliyorlar. Gerek iş gerekse sıradan hayat tecrübelerimden derlediğim bu farklılıkları sizlerle paylaşmak isterim:

Büyük marka, hizmeti veya ürünü müşteriye ucuza sağlarken, güler yüzden, hizmet kalitesinden, ürün kalitesinden, satış sonrası destekten taviz vermediği sürece iyi marka olabilir.

Büyük marka, çok reklam yaparken, reklam giderlerinin acısını çalışanlarından çıkarmadığı sürece iyi bir marka olabilir.

Büyük marka, posta kutuları, çağrı merkezleri, mail adresleri aracılığıyla müşterilerinin görüş, eleştiri ve önerilerini alır. İyi marka alır, değerlendirir, öğrenir, gerekirse bu görüş ve öneriler doğrultusunda eylemlerde bulunur ve müşterisine dönüş gerçekleştirir.

Büyük markaların çağrı merkezlerini güler yüzlü, güzel ve beyaz dişli bayanlar sembolize eder. İyi markanın çağrı merkezinin asıl amacı müşterinin sorununu çözmektir. Ama sorunu çözerken de beyaz dişleri bizden esirgemeyebilir.

Büyük marka, müşterisini düşünerek üretim ve hizmet maliyetlerini düşürür bunu müşteriye uygulanan fiyatlara yansıtabilir. İyi marka, dünyayı da düşünerek enerjide tasarrufa gider, geri dönüşebilir hammaddeler, mamüller ve yarı mamüller kullanır, müşterilerini de dünyayı ve çevreyi korumak konusunda bilinçlendirir gerekirse etkili şekillerde uyarır.

Büyük marka, sermayesini, iş gücünü iyi yönetebilir. İyi marka kendini kurtarmakla yetinmez. Sosyal sorumluluk projelerine imza atar. Eğitim, çevre, sağlık gibi konularda tüm ülke veya dünya vatandaşlarını da bu sosyal sorumluluk projelerine davet ederek sosyal bilincin iyi yönde gelişmesini sağlar.

Büyük marka borsalarda kendisine büyük yerler edinebilir. İyi marka insanların akıllarında da yer edinir.

Benzer tespitleriniz varsa okumayı isterim. Fikirlerinize ihtiyacım var. Dünyanın da…

www.pazarlamarketing.com

09 Haziran 2009 15:44
Birol Biçer
+
Tasavvufun geri dönüşü -2
“Bir zamanlar konuşulmasından bile çekinilen tasavvuf demokratikleşmenin de etkisiyle giderek yer altından görünür plana çıkıyor”
Mehmet Barlas
+
İstanbul'u sevmezse gönül, aşkı ve insanları ne anlar?
Bir çocuğun gözünden çevresine ve ülkesine bakışın sinemadaki en çarpıcı örneği Fellini'nin "Amarcord"dur bana göre...
Metin Okutan
+
Kremalı Ispanak Yatağında Patates Güzellemesi
Patatesin sevmeyeni pek az; her mevsimin yiyeceği. Onsuz bir köfte neredeyse imkansız. Hem yoksulun hem zenginin mutfağında.
Teyfur Erdoğdu
+
Tarih Bilim midir? (III)
Bu hafta uzun Noel ve yılbaşı yazıdizisinden sonra tekrar tarihyazıcılığına dönüyorum.
Ahmet Altan
+
Ülkücü irade
Bazı kavramlar zehirlenmiştir. Toplumun belleğinde o kavramlar, kötü ve kanlı çağrışımlar yaptırır.
Emre Aköz
+
Maskeler düşsün de nobranlığı görelim!
Başbakan Erdoğan' ın eşi Emine Hanım'ı hasta ziyareti için GATA'ya almamışlardı. Başbakan konuya değinirken, "Yaşadıklarımı ülkem kaldırmaz" dedi.
Süleyman Faruk Göncüoğlu
+
Asıl Haber
Bazı haberler vardır. Temcit pilavı gibidir. Belli aralıklarla kamuoyuna sunulur.
Defne Asal
+
Berivan…
Yüzünü kefiyeyle sarmış, kara gözleri açıkta bir tek, elinde kocaman bir taş, çoktan düşman bellediği, evini, ocağını yıkmış, abisini, ablasını öldür...
Onur Eyüboğlu
+
Yapay Kötü - HAL 9000
Sıradaki kötümüz kapatılmamak isteyen bir bilgisayar.
içerik